Medicana Bülten | Aralık 2018

Yanlış 1. Hastalıklar sağlıklı yaşam koşulları, temiz gıda ve su temini sayesinde aşılamalardan önce ortadan kalkmaya başlamıştır. Daha iyi beslenme, temiz içme suyu, başta antibiyotikler olmak üzere tıbbi tedavilerin gelişmesi ve sağ kalım oranlarını artırmaktadır. Daha az kalabalık ve sağlıklı yaşam koşulları hastalıkların bulaşmasını azaltmıştır. Bunlar doğrudur. Ancak bir hastalığın görülme sıklığının, yıllar içindeki değişimine bakıldığında aşıların ne kadar etkili olduğu net biçimde görülür. Örneğin yıllar boyunca periyodik iniş çıkışlar olsa da- kızamık görülme sıklığında kalıcı düşüş 1963 yılında kızamık aşı lisansının alınması ve kızamık aşısının yaygın kullanılmaya başlamasıyla yaşanmıştır. Doğru 1. Ayrıca aşılanma oranlarının düşmesinin gelişmiş ülkelerde bile salgınlara neden olması, hastalıkların kontrolünde aşıların vazgeçilmez olduğunu gösterir. Aşılamayı bırakırsak hastalıkların ölümlerle geri gelme ihtimali çok yüksektir. Yanlış 2. Bir salgın ortaya çıktığında hastalanan kişilerin çoğu aşı olanlardır. Salgınlarla seyreden çocukluk çağı hastalıklarında bu iddia doğru olsa da aşıların etkisiz olduğunu göstermez. Aşılanan çocuğu riske atmamak amacıyla aşının içine ölü veya zayıflatılmış virüs eklendiğinden ve çocuğun bağışıklık sistemi sebebiyle hiçbir aşı %100 etkili değildir. Doğru 2. Aşılanan çocukların ortalama %85-95’i korunurken, %5-15’inde aşıya rağmen hastalık gelişebilir. Yanlış 3. Aşı olmaktansa hasta olmak daha iyidir, çünkü aşılar hastalığın kendisi kadar koruyucu değildir. Aşılar, doğal enfeksiyon sonucu gelişen sonuçlara benzer bir bağışıklık sonucu üretmek için bağışıklık sistemi ile etkileşirler. Ancak hastalığa neden olmazlar. Doğru 3. Aşı yerine hastalığın kendisini geçirerek bağışıklık kazanmanın kızamığa bağlı ensefalit, körlük ve ölüm, kızamıkçığa bağlı doğum kusurları, bakteriyel menenjit sonrasında zeka geriliği ve sinir hasarı, çocuk felci enfeksiyonundan sonra kalıcı felçler, hepatit B virüsüne bağlı olarak karaciğer kanseri veya ölüm gibi ağır bedelleri olabilmektedir. Yanlış 4. Küçük bir bebeğe çok sayıda aşı yapmak bağışıklık sisteminin çalışmasını bozarak pek çok hastalığa yol açabilir. Bebekler doğumdan itibaren her dakika çok sayıda yabancı antijenle karşılaşırlar. Annenin vücudundan ve çevreden çok sayıda mikroorganizma bebeğin vücuduna yerleşir. Bebek ek gıda almaya başladığında ise gıdalarla da çok sayıda mikroorganizma ve farklı antijenlere maruz kalır. Geçirdiği nezle gibi enfeksiyonlar antijenik uyarıya sebep olur. Basit bir nezle 4-10 farklı antijen, beta enfeksiyonu 25-50 farklı antijenle karşılaşması demektir. Doğru 4. Aşılarla verilen antijenlerin sayısı çocuğun karşılaştıklarının yanında çok daha az miktardadır. Bilimsel veriler aynı anda farklı aşılar yapmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz bir etkiye neden olmadığını ayrıca yan etkinin de artmadığını göstermektedir. Bu nedenle çok uzun yıllardır bebeklere çoklu aşılar uygulanmaktadır. Yanlış 5. Anne sütü, içeriğindeki maddelerle bebeği enfeksiyonlardan korur. Anne sütünün enfeksiyonlara karşı koruyucu olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır, hekimler de anne sütünü bebeğin ilk aşısı olarak tanımlamaktadır. Doğru 5. Aşılar olmadan tek başına anne sütü, kızamık, kızamıkçık, tetanoz, difteri gibi öldürücü hastalıklardan koruyamaz. Bu hastalıklar sadece yaşamın ilk iki yılında görülmezler, yani sadece çocukluk hastalığı değildirler. Aşılanmamış bir çocuk erişkin yaşa kadar bu hastalıklara yakalanmazsa erişkin yaşta yakalanabilir. Aşıların etkisi (belli aşılarda ek dozlar yapılmak kaydıyla) ömür boyu devam eder. Aşılar hakkında doğru bilinen beş yanlış, beş doğru!

RkJQdWJsaXNoZXIy MTE3NTI3