Medicana Bülten | Ocak 2018

Öğrencilik hayatının en önemli ve en özel dönemlerinden biri olan karne günleri yaklaşıyor. Çocukların gelecekteki eğitim yaşamını etkileyen bu önemli süreçle ilgili uzmanlar velileri uyarıyor… Karne zamanı geldiğinde, alınan sonuç bazı aileleri sevindirirken, bazı ailelerde de hayal kırıklığına sebep olabiliyor. Anne babalar çocuklarının başarısızlıklarından dolayı çoğu zaman öfke ve kızgınlıklarını çocuklarına yönlendirmekte ya da diğer yaşıtlarıyla kıyaslamalar yapmaktadır. Böyle bir durum karşısında, çocukların sonraki eğitim hayatlarındaki başarılarının iniş ya da çıkışında ailelerin yaklaşımı çok önemlidir. Çünkü ailenin tutum ve davranışları, çocuk ile kurulan iletişim ve ilişkilerinin niteliği de okul başarısını etkilemektedir. Aynı zamanda etiketlemeler, suçlamalar ve yargılamalarda her dönemde olduğu gibi bu karne döneminde büyük ölçüde yaralayıcıdır. Bu durum çocukta stres, kaygı, güvensizlik, özgüven eksikliği ve kendini değersiz hissetmeye yol açabilir. Çocuğunuzu ‘tembel’, ‘sorumsuz’ gibi ifadelerle etiketlemeyin. Şiddet uygulamaktan kaçının. ‘Tatil yok’ diyerek onu cezalandırmayın. Bu tür olumsuz yaklaşımlar çocuğun özgüvenini örseler; evden kaçma, kendine zarar verme, okul hayatından uzaklaşma gibi durumların ortaya çıkmasına neden olabilir. Aile çocuğun okul başarısızlığını çözülmesi gereken ve üstesinden gelinebilen bir sorun olarak değerlendirmeli ve sorunun kaynağına inerek çözüm üretmelidir. Özellikle tatil çocuğun dinlenmesi, eğlenmesi ve uygun bir hazırlık çalışma programıyla başarıyı yakalaması için bir fırsat dönemidir. Çocuğunuzun karnesi kötü diye, onun aylardır hayalini kurduğu tatille cezalandırmayın. Sadece kötü notlar vurgulanmamalı! Anne ve babalar bilmelidir ki; karne sadece çocuğun ders başarısının ya da başarısızlığının göstergesi değil, aynı zamanda derslere katılımın, arkadaş ve öğretmenleri ile olan ilişkisinin, ilgi duyduğu ve duymadığı derslerin, okula ve öğrenmeye yönelik tutumunun da bir göstergesidir. Bu anlamda, çocuklar karne aldıkları zaman, sadece notların üzerinde durmak çocuğun diğer özelliklerini görmemizi engelleyebilir. Aynı zamanda öğrencinin notları, okul başarısını işaret etse de, başarısız olduğu yönler başka alanlarda başarılı olamayacağı anlamına gelmemektedir. Çünkü karneye sadece ders başarısının göstergesi olarak anlam yüklendiğinde, çocuğun karnedeki başarısızlığı her alana yansıtabiliyor. Bu yüzden karneleri değerlendirirken sadece başarısızlığa odaklanmak yanlıştır. Genellikle aileler tarafından iyi notlar göz ardı edilip, kötü notlar vurgulanmamalıdır. Çocuğunuzun başarılarına karne değil, gelecek odaklı bakılmalıdır. Karneyi değerlendirirken, çocuk öncelikle sözel olarak ödüllendirilmelidir. Anne ve babalar çocuklarını her zaman ve her durumda koşulsuz olarak sevdiklerini, kabul ettiklerini ve değer verdiklerini hissettirmelidir. Kötü karnenin tek sorumlusu çocuk değildir! Aileler, çocuklarının ilk olarak iyi notları vurgulayabilir, sonra başarısız notların üzerinde durabilir. Düşük karne notları karşısında çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri sağlanabilir. Aileler çocuklarının başarılı olabilmesi için ellerinden gelen desteği sağlayacaklarını hissettirmelidirler. Çocuklarla durum değerlendirmesi yapılarak ders başarısızlığının nedenleri üzerinde konuşulabilir. Çocuğun güçlü yönlerini takdir edip desteklenmesi gereken yönler birlikte tespit edilebilir. İlk yarıyıldaki başarısızlığın daha kolay telafi edilebileceği, bunun için de istekli, kararlı ve programlı bir çalışma gerektiği ifade etmeleri gerekmektedir. Ayrıca kötü karnenin tek sorumlusu çocuk olmadığı bilinmelidir ve çocukla bu sorumluluğu paylaşılması gerektiğini tüm anne babalar bilmelidir. Karne kötü “tatil yok” demeyin!

RkJQdWJsaXNoZXIy MTE3NTI3