Medicana Bülten | Ekim 2018

Kronik yorgunluk sendromu, fiziksel, zihinsel ve duygusal belirtilere sahip olan bir hastalıktır. Altı aydan uzun süren; boğaz, kas ile eklem ağrısı, bulantı ve konsantrasyonda bozulma gibi eşlik eden tablolarla kendini gösteren, sürekli ve tekrarlayıcı olmasının yanı sıra birçok sistemi etkilemektedir. Kronik yorgunluk sendromu 30-50 yaş grubunda ve özellikle kadınlarda daha sık görülmektedir. Diyet ve egzersiz yapmadan 6-12 ay içinde istemeden yaşanan kilo kayıpları, mutlaka hekim kontrolüne ihtiyaç duyar. Çünkü kilo kaybına, Addison hastalığından kansere, hiperkalsemiden KOAH’a pek çok hastalık neden olabilir. İşte kilo kaybına neden olabilecek hastalıklar: Kanser: Kilo kaybı kanser hastalığına maruz kalan kişilerde sıkça rastlanan bir sorundur. Kansere yol açan tümör hücreleri metabolizmanın daha hızlı çalışmasına neden olarak ani kilo kaybı ve beraberinde halsizlik yaşanabilir. Çölyak hastalığı: Sindirim sisteminde oluşan bir problemden dolayı ince bağırsağın yüzeyi glütene karşı bir uyarı sonucu hasarlanabilir. Dolayısıyla bazı gıdaların emiliminde yetersizlik yaşanır. Bu durum karşısında kilo kaybı yaşanır. Yaşanan kilo kaybı kişinin halsiz ve bitkin düşmesine neden olur. Kronik ishal: Gıda zehirlenmesi gibi bir nedenden dolayı vücuda alınan virüs gastroenterit olarak tanımlanan viral enfeksiyona neden olur. Bu sorun çoğu kişinin yaşamı boyunca bir kez olsun yaşadığı bir sorundur. Viral enfeksiyon nedeni ile oluşan ishal antibiyotik tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Fakat sorun, bir ayı geçmesine rağmen hala devam ediyorsa kronik ishal olarak tanımlanır. İshal eğer bir aydan uzun süredir devam ediyorsa kişide hem kilo kaybı hem de halsizlik gibi şikayetler oluşur. Depresyon: Depresyon devamlı üzüntü ve kaygı ile karakterize bir ruhsal sorundur. Depresyonun en önemli ve yaygın semptomu iştahsızlık nedeni ile kilo kaybı ve halsizliktir. Ancak bazı vakalarda iştah artışı görülebilir. Yeme bozuklukları: Yeme bozukluğu hastalığı tıpta anorexia nervosa olarak tanımlanır. Bu hastalığa maruz kalan kişiler yemek yemeğe ve kaç kilo olduğuna takıntılı bir hal sergiler. Yeme bozukluğu olan kişiler kendilerini aç bırakarak devamlı egzersiz yapma eğilimindedir. Ayrıca hasta yediğini kusabilir. Özellikle genç kızlar arasında yaygın bir hastalıktır. Yeme bozukluğu ciddi sağlık problemlerine yol açmadan tedavi edilmelidir. Diyabet: Diyabet kan şekerinin yükselmesi sonucu ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Aşırı susama ve ani kilo kaybı en sık görülen belirtiler arasındadır. Diyabet hastalığında vücuda alınan şeker böbreklerde emilmez ve direkt idrara geçer. İdrara geçen şeker susuzluk hissi yaratır. Kişi susuzluk hissini bastırmak için çay, kahve, soda ve meyve suyu gibi içeceklere yönelir. Bu içecekler şeker seviyesini artırır. Bu döngü ise ani kilo kaybı ve halsizliğe neden olur. Peptik ülser: Yemek borusu, mide ya da ince bağırsakta oluşan yara peptik ülser olarak tanımlanır. Uzun süre kullanılan ilaçlar ya da enfeksiyonlar peptik ülsere yol açabilir. Peptik ülser ani kilo kaybı, halsizlik, kan kusma ve iştahta farklılıklar gibi pek çok belirti verebilir. Kronik yorgunluk mu, depresyon mu?

RkJQdWJsaXNoZXIy MTE3NTI3