Medicana Bülten | Ekim 2018

Toplumda her sekiz kadından birinin, yaşamı boyunca yakalanma riski olan meme kanseri, erken dönemde tanı konulması ile birlikte çok kolay kontrol edilebilmekle birlikte, ölümcül kadın hastalıkları sıralamasında en başta gelen iki hastalıktan biri olarak öne çıkıyor. Erkeklerde de görülebilen meme kanseri, günümüzdeki gelişmiş tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde erken dönemde yakalanarak kaliteli yaşama engel teşkil etmiyor. Ailede varsa risk artıyor! Meme kanserini tetikleyen en önemli risk faktörü kadın olmaktır. Her kadının meme kanserine yakalanma riski %12 civarındadır. Diğer bir önemli risk faktörünün 40-55 yaşları arasında olmak olduğu bilinse de, genetik yatkınlık devreye girdiğinde hastalığın çok daha genç yaşlarda bile ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Birinci derece akrabalarında meme kanseri olan kişilerde hastalığın gelişme riski iki kat artmaktadır. Menstrüasyon yaşı, menopoz yaşı, doğurganlık, emzirme, çevresel faktörler, yaşam tarzı, alışkanlıklar da önemli risk faktörleri arasında sayılabilir. 40 yaşın üstünde görülen kitlelere dikkat! Meme kanseri oluşumunda yaş önemli bir etkendir. Özellikle 40 yaşını geçmiş kadınlarda, memede ani gelişen bir kitle tespit edildiği anda, ilk akla gelen meme kanseri ihtimali olmalıdır. Ancak bu meme kanserinin sadece 40 yaş ve üzeri kadınları etkileyeceğini düşündürmemelidir. Günümüz şartlarında çok genç yaşlarda da meme kanseri vakaları söz konusudur. En doğru tanı için çok yönlü inceleme şart. Fizik muayene tüm hastalıklarda olduğu gibi meme kanserleri tanısında da ilk adımdır. İyi ve kötü hastalıkların tanısında en önemli ve etkili destek, görüntüleme yöntemlerinden sağlanmaktadır. Bu konuda özellikle ultrasonografi, mamografi ve MRI gibi farklı tekniklerin tek tek veya kombine olarak kullanılması, tanının desteklenmesinde ciddi bir şekilde yardımcı olmaktadır. Şüphelerin tamamen doğrulanması ve kesin tanı için kullanılan en önemli yöntem ise biyopsidir. Bu yöntemle tanı kesin olarak ortaya konduğu için yapılacak tedavinin seçimi de kesinlik kazanır. Hastalığın evresi tedaviyi belirliyor. Hastalığın tedavideki başarısında en önemli faktör; hastalığın evresi ile bağlantılıdır. Erken evrelerde başarı şansı daha yüksektir. Bu nedenle periyodik takipler çok önemlidir bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Hiçbir meme kanseri geçmişi veya sıkıntısı olmayan kadınlar 30’lu yaşlardan sonra, ailede kanser hikayesi olanlar veya memelerinde yakınmaları olanlar ise daha erken yaşlarda periyodik kontrollere başlamalıdır. Hangi evrede kemoterapi uygulanıyor? Meme kanseri tedavisi kompleks bir tedavidir. Tedavi adımlarını belirlemek için meme cerrahı, tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğu; cerrahi bulgular ve laboratuvar bulgularının ışığı altında hep birlikte karar vermektedir. Her hastaya standart bir tedavinin uygulanması söz konusu değildir. Meme kanserinde cerrahi, olmazsa olmaz bir tedavi aşaması olmakla birlikte, kemoterapi ve radyoterapi bulgular doğrultusunda karar verilecek tedavilerdir. Kemoterapi ve radyoterapide birçok farklı yöntem, hastalara en uygun ve hayat kalitesini bozmayacak şekilde uygulanmaktadır. Meme koruyucu cerrahiyle estetik kaygılara son! Gelişen teknikler sayesinde, özellikle erken evre meme kanserleri için kullanılan meme koruyucu cerrahi yöntemi de, tecrübeli hekimler tarafından yapıldığında oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Erken evre meme kanserlerinde; kanserli doku çevresindeki sağlıklı dokudan emniyetli bir sınırda çıkarılabildiği için, memenin genel anlamda şekli bozulmamakta ve buna bağlı olarak hastaya fiziki ve psikolojik bir rahatlama sunmaktadır. Meme koruyucu cerrahi titizlikle uygulanmalı, memenin hacminde gözü rahatsız eden bir kayıp yapılmamalıdır. Romatizma hastalığı eklem ve kemiklerin etkilenmesi ile meydana gelir. Hastalığın tedavisi ise genelde çeşitli ilaçlar, düzenli egzersiz, sağlıklı bir diyet ve dinlenme ile mümkündür. Eklem iltihabının pek çok tipi olmakla birlikte, bunlar 100’den fazla hastalık olarak romatizma rahatsızlıkları başlığı altında sıralanmaktadır. Bu konu altında incelenen eklem iltihabı, kırmızı, tıkanmış eklem ile kıkırdak, eklem dokusu ve tendonlar olmak üzere iltihaplanmış bağlantı dokularından oluşur. Bel rahatsızlıkları bir oto-bağışıklık sistemi rahatsızlığıdır. En sık ağır işler yapan ve bel bölgesine sürekli ve ağır yükler binen kişilerde rastlanmaktadır. Romatizma sebepleri nelerdir? Genel sebebi eklemlerin aşınma ve yıpranmasıdır. Eklemlerde oluşan zayıflık, bağışıklık sisteminin o kısımları hedef almasına sebep olur. Uzun zamanda diğer dokularda bu durumdan etkilenebilir. Ancak genel olarak en çok etkilenen kısımlar eklemlerdir. Romatizma ağrılarının asıl sebebi bağışıklık sisteminin, sağlıklı dokuları işgalci olarak görevi onlara karşı saldırıya geçmesi ile meydana gelir. Bu durumu tetikleyen faktörler ise iltihaba ve hasara sebep olan, zincir reaksiyonlardır. Romatizma belirtileri nelerdir? Romatizma hastalığı doğru ve düzgün bir şekilde teşhis edebilmek için bir takım belirtilerin bilinmesi ve bu doğrultuda bilinçli bir şekilde hareket edilerek, oluşacak sakıncalı durumların da önüne geçilmelidir. Bel rahatsızlığı ile ilgili oluşan birtakım belirtiler aşağıdaki gibidir: 1. Yorgunluk 2. Sabah Katılığı 3. Eklem Sertliği 4. Eklem Ağrıları 5. Ateş 6. Uyuşukluk ve Karıncalanma 7. Hareket Kısıtlaması Romatizma teşhisi nasıl yapılır? Romatizma teşhisi önce ağrıların türüne ve devamlılığına göre anamnez ve fiziksel muayene ile konulur. Bunlar takiben, kandaki veya eklem sıvılarında bulunan iltihap ve romatizma eklem dokusu hasarlarını ölçmek için bir laboratuvar testi yapılır. Son olarak, X-Ray cihazı ile daha önce gerçekleşmiş olan eklem hasarları kontrol edilir. Romatizma tedavisi nasıl yapılır? Romatizmanın erken teşhisi, tedavi sürecini oldukça olumlu etkileyecektir. Bu yüzden romatizma şüphesinde derhal bir doktora danışılmalıdır. Bel ağrısına bağlı olarak gelişme gösteren romatizmayı engellemenin en etkili yolu, iltihaplanmayı kontrol altına alarak, romatizma ağrılarını yavaşlatmak ve durdurmaktır. Tedavi süreci genellikle çeşitli ilaçları, işle ilgili veya fiziksel tedaviyi ve düzenli olarak bel egzersizleri yapmayı içerecektir. Bazı insanlarda oluşan eklem hasarı çok daha ileri seviyede olup, tek tedavi cerrahi bir operasyondan geçmektir. Erken teşhis çoğu hastalıkta ve rahatsızlıkta olduğu gibi romatizmada da oldukça önemli bir yer tutar. Romatizma tedavisinde, doktorun kontrolünde ve reçeteli olarak verilen ilaçlar, eklem iltihaplanmasını azaltır. Ancak bu ilaçların son derece dikkatli ve mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerekir. İlaç kullanımının yanı sıra, hayat tarzı değişiklikleri de tedavide önemli yer tutar. Özellikle doğru egzersizleri yapmak ve vücudu dinlendirmek iyileşme sürecine oldukça katkı sağlar. Romatizma deyip geçmeyin! Meme kanserine karşı erken önlem alın!

RkJQdWJsaXNoZXIy MTE3NTI3